Tarkan’s Album Dünyayı sesiyle resmeden sanatçı. Her not, bir başyapıtThe artist who painted the world with his voice. Each note,
Tarkan’ın Yorumladığı Türk Müziği Klasikleri
Bu özel bölüm, Tarkan‘ın yeteneğinin farklı ve köklü bir yönünü inceliyor: Türk sanat müziği klasiklerini ustaca yorumlamasını. Onu uluslararası bir megastar yapan pop hitlerinin ötesinde, Tarkan, Türk kültürel mirasının bir parçası olan ikonik parçalara yeni bir hayat verme konusunda derin bir saygı ve olağanüstü bir yetenek göstermiştir.
Thank you for reading this post, don't forget to subscribe!
Burada, eşsiz sesinin ve sanatsal duyarlılığının, zamansız melodiler ve sözlerle nasıl birleşerek dinleyicilere gelenek ile bugün arasında bir köprü sunduğunu keşfedeceksiniz. Burada sunulan her parça, Tarkan’in yalnızca kendisinin aşılayabildiği tutku ve ustalıkla yeniden yorumlanan, Türk müziğinin zenginliğine bir saygı duruşudur.
Tarkan’ın kariyeri ve gelecek projeleri hakkında daha fazla bilgi için resmi web sitesini ziyaret edin.
Leylim Ley
Pop müziğin efsanevi figürü ve “Megastar” olarak anılan Tarkan, büyüleyici sesi ve karizmatik sahne duruşuyla tüm dünyada dinleyicileri büyülemiştir. Geleneksel Türk ezgilerini çağdaş pop ile birleştirmesi, sadece Türkiye’deki müzik sahnesini yeniden tanımlamakla kalmamış, aynı zamanda ona uluslararası alanda da takdir kazandırmıştır. “Kiss Kiss” olarak da bilinen “Şımarık” gibi hit şarkıları, kültürel sınırları aşma yeteneğini kanıtlayan marşlar haline gelmiştir. Tarkan’ın etkisi müziğin ötesine geçerek, yenilikçiliği ve tutkusuyla yeni sanatçı nesillerine ilham vermeye devam etmektedir.
Ağustos 2015’te Megastar Tarkan, Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda 10 günlük bir konser maratonu gerçekleştirdi. Heyecan doruktaydı: 7.000 kişilik mekanı barındırabilen maratonun ilk gecesinde, merdivenler de dahil olmak üzere tüm biletler haftalar öncesinden tükenmişti. Tarkan’ın ilk bölümdeki heyecanı ve başlangıçtaki çekingenliği gözden kaçmadı; nitekim kendisi de duygulandığını itiraf etti.
Konserin ikinci bölümü, Tarkan’ın “Ustaya Saygı, Kendine Dönüş” olarak adlandırdığı bölümle başladı. Bu kez Tarkan’a, usta Erkan Oğur ve Türk halk müziği enstrümanlarından oluşan bir orkestra eşlik ediyordu. Tarkan, “Ne Ağlarsın”, “Allı Turnam”, “Uzun İnce Bir Yoldayım”, “Mihriban”, “Yalan Dünya” ve güzel şarkı “Leylim Ley” gibi parçaları seslendirdi. Kendinden geçen kalabalık bu sürprizi çok beğendi; özellikle Erkan Oğur’un bağlamasının, Megastar Tarkan’ın karizmatik sesine eşlik etmesini dinlemek herkes için büyük bir zevkti.
“Leylim Ley”, Zülfü Livaneli‘nin 1975 tarihli “Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz” adlı albümünde yer alan popüler bir şarkıdır. Bestesi Zülfü Livaneli’ye aittir. Üç kıtadan oluşan bu türkünün sözleri, Sabahattin Ali’nin 1937 tarihli “Ses” adlı öykü kitabına adını veren “Ses” adlı hikayesinde yer almaktadır. Hikayenin kahramanı, bir yol işçisi olan “Sıvaslı Ali”, çadırının önünde durur, saz çalar ve bu türküyü söyler. Zülfü Livaneli, hikayeyi okurken bu türkünün sözlerinden çok etkilendiğini ve bu yüzden onu bestelemeye karar verdiğini belirtmiştir.
Eseri yorumlayan sanatçılardan biri de İbrahim Tatlıses‘tir. İbrahim Tatlıses’in “Leylim Ley” (1986), “daldan kopan kuru yaprak” gibi metaforlar kullanarak savrulma ve bağlantı kurma özlemini ifade eden, arzu ve sevginin şiirsel bir ifadesidir.
“Leylim Ley” için şarkı sözleri
Döndüm daldan kopan kuru yaprağa, leylim ley
Seher yeli dağıt beni, kır beni, leylim ley
Götür tozlarımı buradan uzağa, leylim ley
Yârın çıplak ayağına sür beni, leylim ley
Leylim ley, leylim ley
Leylim ley, leylim ley
Ayın şavkı vurur sazım üstüne, leylim ley
Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne, leylim ley
Gel, ey, hilal kaşlım, dizim üstüne, leylim ley
Ay bir yandan, sen bir yandan sar beni, leylim ley
Leylim ley, leylim ley
Leylim ley, leylim ley
Yedi yıldır uğramadım yurduma, leylim ley
Dert ortağı aramadım derdime, leylim ley
Geleceksen bir gün düşüp ardıma, leylim ley
Kula değil, yüreğine sor beni, leylim ley
Tarkan #LeylimLey #ZülfüLivaneli #ErkanOğur #SabahattinAli #Harbiye2015 #Bağlama
Bir Bahar Akşamı
“Bir Bahar Akşamı” şarkısı, efsanevi Türk müziği bestecisi Selahattin Pınar’a aittir. Bu Pınar eseri, ona derinden ilham veren umutsuz bir aşkın meyvesidir. Şair ve söz yazarı Fuat Edip Baksı’nın bir şiirinden (“Bir bahar akşamı senin yüzünden öldüm / Son gülü soldurup kalbime gömdüm / Aşkından öldüm, sevginden öldüm”) alınan şarkı, Selahattin Pınar’ın yaşadığı derin duygusal kargaşanın bir yansıması olarak bilinir.
Hikayeye göre Pınar, gençliğinde derinden sevdiği ilk Müslüman Türk kadın tiyatro oyuncusu Afife Jale ile bahar akşamlarında sık sık buluştuğu anları müziğine aktarmıştır. Ne yazık ki, bu aşk trajediyle sonuçlanmış ve Pınar’ın iç dünyasında derin izler bırakmıştır. “Bir Bahar Akşamı” parçası, sadece Selahattin Pınar’ın hayatında değil, Türk müziğinde de önemli bir yer tutar. Bu eser, dönemin müzik anlayışını ve duygusal yoğunluğunu mükemmel bir şekilde yansıtmaktadır. Pınar’ın müziğinin akıcılığı ve Baksı’nın ustaca yazılmış dizeleri, dinleyiciler üzerinde derin bir etki bırakır. Çok sayıda besteye hayat veren vokal sanatçısı Müzeyyen Senar ile özdeşleşen bu parça, yıllar içinde pek çok sanatçı tarafından yorumlanmıştır. Pınar’ın bu eseri, zamansız bir klasik ve Türk müziğinin en değerli parçalarından biri olarak kabul edilir.
Megastar Tarkan, bu şarkıyı kendine özgü sesi, vokal gücü, ancak aynı zamanda her notasına kattığı duygu ve tutkuyla seslendirmektedir.
“Bir bahar akşamı” için şarkı sözleri
Bir bahar akşamı rastladım size
Sevinçli bir telaş içindeydiniz
Derinden bakınca gözlerinize
Neden başınızı öne eğdiniz?
İçimde uyanan eski bir arzu
Dedi ki yıllardır aradığım bu
Şimdi soruyorum büküp boynumu
Daha önceleri neredeydiniz?
Tarkan #BirBaharAkşamı #SelahattinPınar #AfifeJale #FuatEdipBaksı #TürkSanatMüziği
Ne Ağlarsın
Ağustos 2015’te Megastar Tarkan, Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda 10 günlük bir konser maratonu gerçekleştirdi. Bu etkinlikte Tarkan’a, usta Erkan Oğur ve Türk halk müziği enstrümanlarından oluşan bir orkestra eşlik ediyordu. İcra edilen parçalar arasında Tarkan, “Ne Ağlarsın” şarkısını da seslendirdi.
“Ne Ağlarsın”, Aşık Daimi tarafından yazılıp bestelenen, Türk halk müziği repertuvarının çok sevilen bir parçasıdır. Kalbin yükünü omuzlara yükleyen şarkılardan biridir. “Bu da gelir bu da geçer, ağlama” dizesiyle bilinen şarkı, acı ve zorlukların geçici olduğunu ve sabırla her şeyin yoluna gireceğini hatırlatır. Bu, sadece basit bir türküden öte, derin bir yaşam felsefesi sunar. Sabır, umut ve inanç gibi evrensel temaları keşfederek dinleyicinin kalbine dokunur.
Şarkının hikayesi, Aşık Daimi’nin eşi Gülsüm’ün, oğulları Kazım’ın idam edilmesinin ardından döktüğü çaresiz gözyaşlarından doğar. Şarkı, ağlamanın nasıl göklere ulaşabildiğini, kışın ardından baharın nasıl geldiğini ve sabrın her türlü zorluğun üstesinden nasıl gelebileceğini anlatır. Şarkının sözleri ve bestesi tamamen Aşık Daimi’ye ait olup, onu Türk halk müziği sahnesinde son derece kişisel ve anlamlı bir eser haline getirmektedir.
“Ne Ağlarsın Benim Zülfü Siyahim” için şarkı sözleri
Ne ağlarsın benim zülfü siyahim,
Bu da gelir bu da geçer ağlama.
Göklere erişti figânım ahım,
Bu da gelir bu da geçer ağlama.
Bir gülün çevresi dikendir hardır,
Bülbül har elinde ah ile zardır.
Ne olsa da kışın sonu bahardır,
Bu da gelir bu da geçer ağlama.
Daimi’yem her can ermez bu sırra,
Gerçek aşık olan erer o nûra.
Yusuf sabır ile vardı mısır’a,
Bu da gelir bu da geçer ağlama”
Video Linki Ne Ağlarsın – Harbiye Açıkhava Tiyatrosu Megastar Tarkan 2015
Tarkan #NeAğlarsın #AşıkDaimi #ErkanOğur #Harbiye #TürkHalkMüziği #2015
Allı Turnam
“Allı Turnam”, genellikle derinden melankolik bir tonda söylenen ve özellikle Kırıkkale yöresine özgü, bağlama ile ilişkilendirilen geleneksel bir Türk türküsüdür. Adı, “canlı renkli turna” veya “al turna” anlamına gelir. Şarkı, basit bir anlatıdan öte, turnanın merkezi bir rol üstlendiği, gurbet ve sıla özlemi üzerine derin bir ağıttır.
Türk halk edebiyatında turna, güçlü bir sembolik değere sahiptir: sevgiliyi, bir haberciyi ve hatta kutsal kabul edilen ilahi bir sembolü temsil eder. Göçmen bir kuş olduğu için, halk türkülerinde sıklıkla yeniliğin, yolculuğun ve bu bağlamda, bulunulan yer ile uzaktaki vatan arasında bir köprünün simgesi olarak kullanılır.
Şarkının hikayesi, gökyüzünde uçan bir turnayı gören ve evinden uzakta yaşayan bir kişinin duyduğu özlem ve hasrete dayanır. Bu kişi turnaya seslenerek, “Güzel turnam, havada ne işin var?” diye sorar. Turna ise “Kanadım kırık, burada mahsur kaldım” diye cevap verir. Bu diyalog, parçanın ana temasını oluşturur: Ozan, turna aracılığıyla sevdiklerine, köyüne ve vatanına olan özlemini ifade eder. Turna ise, gurbette olmanın zorluklarını ve yalnızlığını temsil eder. Bazı kaynaklar, turnanın aynı zamanda yurtdışında yaşayan insanların iç seslerinin ve arzularının bir sembolü olduğunu, en derin duygularını ifade etme aracı olduğunu öne sürer.
Şarkı, çağrışım uyandıran imgeleri ve duyguların içten ifadesiyle bilinir. “Al Turnam”, muhtemelen tehlikelerle ve engellerle boğuşan yorgun bir gezgin olarak tasvir edilir ve bu durum, sevdiğinden ayrı düşen şarkıcının duygusal halini yansıtır. “Gülüm gülüm, kırıldı kolum” ve “Tutmuyor elim, turnalar hey” gibi ifadelerin tekrarı, acıyı ve özlemi vurgular.
Megastar Tarkan bu klasiği yorumlamış ve şarkı, Türk halk müziğinin önde gelen isimlerinden Neşet Ertaş da dahil olmak üzere yıllar boyunca sayısız sanatçı tarafından seslendirilmiştir. “Allı Turnam”, yöresine göre farklı varyasyonlarla söylenmesine rağmen, özünde aynı evrensel duyguları ve temaları aktarır.
Sonuç olarak, “Allı Turnam”, sıla özlemi, geri dönme arzusu, umut ve yalnızlık gibi temaları ele alan, dinleyicilerin kalbine dokunan derin bir yaşam felsefesi sunan, çok sevilen ve bilinen bir Türk halk müziği parçasıdır.
Video Linki “Alli Turnam” Harbiye Istanbul Megastar Tarkan live (2015)
“Alli Turnam” için şarkı sözleri
Allı turnam, ne gezersin havada
Allı turnam, ne gezersin havada
Devrildi arabam, kaldım burada
Gülüm gülüm, kırıldı kolum
Tutmuyor elim, turnalar hey
Ne onmadık kulumuşsum dünyada
Ne onmadık kulumuşsum dünyada
Akşam oldu, allı turnam, dön geri
Gülüm gülüm, kırıldı kolum
Tutmuyor elim, turnalar hey
Ah gülüm gülüm, yâr gülüm gülüm
Kız gülüm gülüm, turnalar hey
Allı turnam, bizim ele varırsan
Allı turnam, bizim ele varırsan
Şeker söyle, kaymak söyle, bal söyle
Gülüm gülüm, kırıldı kolum
Tutmuyor elim, turnalar hey
Ah gülüm gülüm, yâr gülüm gülüm
Kız gülüm gülüm, turnalar hey
Yâr bizi sual eden olursa
Yâr bizi sual eden olursa
Boynu bükük, benzi soluk var, söyle
Gülüm gülüm, kırıldı kolum
Tutmuyor elim, turnalar hey
Ah gülüm gülüm, yâr gülüm gülüm
Kız gülüm gülüm, turnalar hey
Tarkan #AllıTurnam #NeşetErtaş #Kırıkkale #Bağlama #TürkHalkMüziği
Mihriban
“Mihriban”, kökleri derin ve dokunaklı bir aşk hikayesine dayanan, Türk halk müziğinin ikonik bir parçasıdır. Kökeni, Kahramanmaraşlı ünlü şair ve yazar Abdurrahim Karakoç tarafından yazılan aynı adlı şiire dayanır. Daha sonra Musa Eroğlu‘nun usta bestesi sayesinde büyük bir başarı elde eden bu şiir, bugün bile en çok dinlenen ve sevilen eserlerden biridir.
“Mihriban” şiirinin ardındaki gerçek hikaye, çevrimiçi ortamda ve televizyon yapımlarında dolaşan sayısız söylenti ve yanlış yorumu çürütmek isteyen Abdurrahim Karakoç’un yeğeni Oğuz Karakoç tarafından ortaya çıkarılmıştır. Oğuz Karakoç’a göre, şiir 1960’larda Abdurrahim Karakoç ile derinden aşık olduğu kadın arasındaki mektup alışverişinden doğmuştur. Şair, şöhretine rağmen bu aşkın kimliği ve detayları hakkında ölümüne kadar mutlak bir gizlilik içinde kalmıştır.
Oğuz Karakoç, amcasının aşkının gelip geçici bir hikaye değil, Güney Anadolu’da bir gezi sırasında tanışmayla başlayıp mektuplar ve şiir alışverişiyle devam eden karşılıklı ve kalıcı bir duygu olduğunu vurgulamıştır. Bir röportajda Abdurrahim Karakoç’un kendisi de Mihriban’dan bahsederek, “Bana mektuplar yazardı ve ben de şiirlerimi onun yaşadığı bölgenin gazetelerine gönderirdim. Beni şiirlerimle takip ederdi” demiştir. Şaire, “Unutmak kolay mı?” sorusunu soran bizzat Mihriban’dı ve şair bu soruya şiirindeki meşhur dizeyle yanıt vermiştir: “Unutmak kolay deme, unutursun Mihriban“. Bu diyalog, aşklarının geleneksel bir sonuca ulaşmamış olsa da bağlarının derinliğini göstermektedir.
“Mihriban” bu nedenle, sadece bir şarkıdan çok daha fazlasıdır; saf ve ölümsüz bir aşkın yansıması, özlem, anı ve zamanın, koşulların ötesine geçen bir sevgiyi konu alan, ruhun en derin tellerine dokunan bir eserdir. Melankolik melodisi ve içten sözleri, onu Türk müziğinin zamansız bir başyapıtı haline getirir.
Megastar Tarkan, kendine özgü sesi ve her yorumuna kattığı duyguyla “Mihriban”ın büyüsünü canlı tutmaya katkıda bulunmuş, bu klasiği daha geniş bir kitleye taşımış ve Türk müzik mirasına duyduğu derin saygıyı göstermiştir.
Video Linki Megastar Tarkan live Harbiye 2015 Mihriban
“Mihriban” için şarkı sözleri
Sarı saçlarına deli gönlümü
Bağlamışım çözülmüyor Mihriban, Mihriban
Ayrılıktan zor belleme ölümü, ölümü
Görmeyince sezilmiyor Mihriban, Mihriban, Mihriban
Ayrılıktan zor belleme ölümü, ölümü
Görmeyince sezilmiyor Mihriban, Mihriban, Mihriban
Yar deyince kalem elden düşüyor
Gözlerim görmüyor, aklım şaşıyor, şaşıyor
Lambada titreyen alev üşüyor, üşüyor
Aşk kağıda yazılmıyor Mihriban, Mihriban, Mihriban
Lambada titreyen alev üşüyor, üşüyor
Aşk kağıda yazılmıyor Mihriban, Mihriban, Mihriban
Tabiplerde ilaç yoktur yarama
Aşk deyince ötesini arama, arama
Her nesnenin bir bitimi var ama, var ama
Aşka hudut çizilmiyor Mihriban, Mihriban, Mihriban
Her nesnenin bir bitimi var ama, var ama
Aşka hudut çizilmiyor Mihriban, Mihriban, Mihriban
Tarkan #Mihriban #AbdurrahimKarakoç #MusaEroğlu #TürkHalkMüziği
Yalan Dünya
Ağustos 2015’te Megastar Tarkan, Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda 10 günlük bir konser maratonu gerçekleştirdi. Bu konserlerin ikinci bölümü, Tarkan’ın “Ustaya Saygı, Kendine Dönüş” adını verdiği bir bölümle açıldı. Bu vesileyle Tarkan’a, usta Erkan Oğur ve Türk halk müziği enstrümanlarından oluşan bir orkestra eşlik ediyordu. İcra edilen parçalar arasında Tarkan, “Ne Ağlarsın”, “Allı Turnam”, “Uzun İnce Bir Yoldayım”, “Mihriban” ve güzel “Leylim Ley” gibi klasiklerin yanı sıra **“Yalan Dünya”**yı da seslendirdi. Kendinden geçen kalabalık bu sürprizi çok takdir etti ve Erkan Oğur’un bağlamasının, Megastar Tarkan’ın karizmatik sesine eşlik etmesini dinlemek herkes için büyük bir zevkti.
“Yalan Dünya”, halk türkülerinde “Garip” (Fakir/Yabancı) takma adını kullanan efsanevi “Bozkırın Tezenesi” Neşet Ertaş’ın bir başyapıtıdır. Bu türkünün sözleri tamamen Neşet Ertaş’ın kendisine aittir. Şarkıya ilham, bir toplantı sırasında dünya durumu ve mali zorluklar hakkında sorduğu sorulara yanıt olarak verilmiştir.
Şarkı, sahtelikler ve boşa çıkan beklentilerle dolu olarak algılanan bir dünyada hissedilen hayal kırıklığı ve acı üzerine derinlemesine bir yansımadır. Geçici bir dünyanın metaforunu kullanarak, “Yalan Dünya” bir kayıp hissi ve her şeyin geçiciliği farkındalığını aktarır. Dünyanın geçici olduğunu, her şeyin yok olacağını, insanın elinde hiçbir şey kalmayacağını ve paranın ve zenginliğin gelip geçici doğası nedeniyle değersiz olduğunu anlatır.
Anadolu’da insanlar, saz çalarak ve türküler söyleyerek dertlerini, dileklerini ve özlemlerini dile getirirdi. Sorunlarını derinlerde bir yere gömerler ya da bu türküler aracılığıyla ifade ederlerdi. Neşet Ertaş, “Yalan Dünya” gibi eserlerle Anadolu insanının kalbini fethetmeye devam etmekte, adı sayısız kültür ve sanat merkezinde yaşatılmaktadır.
Megastar Tarkan, “Yalan Dünya”yı yorumlayarak bu derin mesaja saygı duruşunda bulunuyor ve parçaya kattığı vokal gücü ve içten duygusuyla yeni bir dinleyici kitlesinin bu ölümsüz klasiğin bilgeliği ve melankolisiyle bağ kurmasını sağlıyor.
Video Linki Harbiye Megastar Tarkan Yalan Dünya (2015)
“Yalan Dünya” için şarkı sözleri
Hep sen mi ağladın, hep sen mi yandın?
Ben de gülemedim; yalan dünyada
Sen beni gönlümce mutlu mu sandın?
Ömrümü boş yere çalan dünyada
Ah, yalan dünyada, yalan dünyada
Yalandan yüzüme gülen dünyada
Sen ağladın, canım, ben ise yandım
Dünyayı gönlümce olacak sandım
Boş yere aldandım, boşuna kandım
Rengi gözümde solan dünyada
Ah, yalan dünyada, yalan dünyada
Yalandan yüzüme gülen dünyada
Bilirim sevdiğim, kusurun yoktu
Sana karşı benim gayet de çoktu
Felek bulut oldu, üstüme yağdı
Yaşları gözüme dolan dünyada
Felek bulut oldu, üstüme yağdı
Yaşları gözüme dolan dünyada
Tarkan #YalanDünya #NeşetErtaş #ErkanOğur #Harbiye #TürkHalkMüziği #2015
Uzun İnce Bir Yoldayım
“Uzun İnce Bir Yoldayım”, Türk halk ozanı ve filozofu Aşık Veysel Şatıroğlu’nun en büyük başyapıtlarından biridir. Basit bir müzik parçasının ötesine geçerek hayatın ve ölümlülüğün gerçek bir marşı haline gelen bu şarkı, Türk edebiyatı ve halk müziğinin temel taşlarından biri olarak kabul edilir.
Parçanın Derin Anlamı: Şarkı, insanlık durumu üzerine derin bir varoluşsal meditasyondur. “Uzun ince bir yol”, her birimizin doğumdan ölüme kadar çıktığı bireysel ve yalnız bir yolculuk olan hayatın ta kendisinin bir metaforudur. Aşık Veysel, basit ama son derece güçlü dizeler aracılığıyla, kişisel yolculuğunu, varoluşun kısalığının farkındalığını ve geçici bir dünyada anlam arayışını ifade eder. Konunun doğasında var olan melankoliye rağmen, parça aynı zamanda bir kabullenme ve derin bir bilgelik hissi de aktarır.
Aşık Veysel: Kör Ozan: 1894’te doğan ve 1973’te vefat eden Aşık Veysel, genç yaşta çiçek hastalığı nedeniyle görme yetisini kaybetmiştir. Bu zorluğa rağmen, belki de tam da bu yüzden, şiirine ve müziğine yansıttığı inanılmaz bir duyarlılık ve manevi derinlik geliştirmiştir ve sazını (bağlama) çalmıştır. Eserleri; doğa sevgisi, sosyal adalet, hoşgörü ve ölüm farkındalığı gibi temalarla doludur ve onu sadece Türkiye’de değil, uluslararası alanda da tanınan evrensel bir figür haline getirmiştir.
Tarkan’ın Yorumu: Megastar Tarkan, bu ölümsüz klasiğe çeşitli vesilelerle saygı duruşunda bulunmuş, onu 2003 yılında çıkan Dudu albümüne dahil etmiş ve 2015 yılında Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’ndaki konser maratonunda, usta Erkan Oğur ve halk müziği enstrümanlarından oluşan bir orkestra eşliğinde seslendirmiştir. Tarkan’ın “Uzun İnce Bir Yoldayım” yorumu, böylesine geleneksel bir parçaya yeni bir hayat ve çağdaş bir yankı katma yeteneğiyle dikkat çekmektedir. Tarkan, güçlü sesi ve duygusallığıyla şarkının felsefi derinliğini aktararak Aşık Veysel’in bilgeliğini modern dinleyicinin hassasiyetleriyle birleştirmeyi başarmaktadır. Onun yorumu, parçanın orijinal özüne saygı duyarken, duygusal kapsamını genişleten kişisel bir dokunuş da eklemektedir.
“Uzun İnce Bir Yoldayım”, insan ruhunun direncini ve Türk halk şiirinin güzelliğini simgeleyen, kendi “uzun ve ince yolculuğunda” olan herkese hitap etmeye devam eden, zamansız bir klasiktir.
Video Linki Uzun İnce Bir Yoldayım Megastar Tarkan Harbiye 2015 Live
“Uzun İnce Bir Yoldayım” için şarkı sözleri
Uzun, ince bir yoldayım
Gediyorum gündüz gece
Bilmiyorum ne hâldeyim
Gediyorum gündüz gece
Uzun, ince bir yoldayım
Gediyorum gündüz gece
Bilmiyorum ne hâldeyim
Gediyorum gündüz gece
Gündüz gece, gündüz gece
Gündüz gece, hey
Dünyaya geldiğim anda
Yörüdüm aynı zemanda
İki gapılı bir handa
Gediyorum gündüz gece
Gündüz gece, gündüz gece
Gündüz gece, hey
Düşünülürse derince
Uzak gözükür görünce
Yol bir dak’ka, mıktarınca
Gediyorum gündüz gece
Gündüz gece, gündüz gece
Gündüz gece
Tarkan #UzunİnceBirYoldayım #AşıkVeysel #ErkanOğur #Dudu #TürkHalkMüziği #2003 #2015
Rüya Gibi Uçan Yıllar
Eser Künyesi:
- Besteci: Avni Anıl
- Söz Yazarı: Rüştü Şardağ
- Makam: Hicâz
- Usul: Curcuna
- Form: Şarkı
Yorum: “Rüya Gibi Uçan Yıllar”, nostaljik melodisi ve melankoli dolu sözleriyle büyüleyen, Türk müziğinin bir klasiğidir. Usta Avni Anıl tarafından, Rüştü Şardağ‘ın şiirsel sözleriyle bestelenen bu şarkı, Hicâz makamındaki yapısıyla derin bir pişmanlık ve tatlılık duygusu uyandırırken, Curcuna usulü (canlı bir ritim olmasına rağmen burada parçanın içsel hüznüne uyum sağlar) bir anının akışı gibi ritmini belirler. Zamansızca geçen zaman, solan hayaller ve hayatın gelip geçici güzelliği üzerine bir yansımadır. Duygusal yankısı, onu nesiller boyu sanatçılar tarafından sevilen ve yeniden yorumlanan bir eser haline getirmiştir. Tarkan, kendine özgü duyarlılığıyla bu mücevhere yeni bir ışık katmayı, onun inceliğini ve duygusal gücünü vurgulamayı başarmış; onu birçok performansında özel bir an haline getirerek gelenek ile modernite arasında bir köprü kurma yeteneğini bir kez daha doğrulamıştır.
Video Linki Rüya Gibi Uçan Yıllar – Megastar Tarkan
“Rüya Gibi Uçan Yıllar” için şarkı sözleri
Rüya gibi uçan yıllar
Biraz durun, durun biraz
Biraz durun, durun biraz
Kaybolan günlerim için
Kaybolan günlerim için
Hesap sorun, sorun biraz
Hesap sorun, sorun, sorun biraz
Güzel bir kumral uğruna
Küstüm esmer beyazlara
Küstüm esmer beyazlara
Bu akılsız, garip başa
Bu akılsız, garip başa
Şimdi vurun, vurun biraz
Şimdi vurun, vurun, vurun biraz
Tarkan #RüyaGibiUçanYıllar #AvniAnıl #RüştüŞardağ #TürkSanatMüziği #Hicaz
Hani O Bırakıp Giderken Seni (Veda Busesi)
Eser Künyesi:
- Besteci: Yusuf Nalkesen
- Söz Yazarı: Orhan Seyfi Orhon
- Makam: Muhayyer Kurdî
- Usul: Semâî
- Form: Şarkı
Yorum: Daha yaygın olarak “Veda Busesi” (Elveda Öpücüğü) adıyla bilinen “Hani O Bırakıp Giderken Seni”, Türk sanat müziğinin temel taşlarından biri olup, melankoli ve ayrılık hissinin özünü barındıran bir şarkıdır. Yusuf Nalkesen tarafından, merhum Orhan Seyfi Orhon’un enfes bir şiiri üzerine bestelenen bu parça, hüzün ve tevekkül duygularını uyandıran Muhayyer Kurdî makamında parlamaktadır. Semâî usulü, belirli bir ritim sunarken, melodinin zarafetle akmasına olanak tanıyarak sözlerin pathosunu güçlendirir. On binlerce eser icra ettikten sonra bu parçanın bestecisi olduğunu çekinerek açıklayan Nalkesen’in anlattığı anekdot, ölümsüz bir eser olmaya aday bu eserin derin kişisel yankısını ve anında kazandığı popülariteyi vurgulamaktadır.
Tarkan, 2016 tarihli “Ahde Vefa” albümünde yer alan yorumuyla bu başyapıta muhteşem bir saygı duruşunda bulunmuştur. Sesi, eserin klasik ruhuna saygı gösterirken, ona duygu ve modernlik katmanları eklemiş; nesilleri ve müzik türlerini birleştirme ustalığını bir kez daha göstererek bu “veda öpücüğünü” daha geniş bir kitleye ulaştırmıştır.
Video Linki Megastar Tarkan in HANİ O BIRAKIP GİDERKEN SENİ
“Hani O Bırakıp Giderken Seni (Veda Busesi)” için şarkı sözleri
Hani o bırakıp giderken seni
Bu öksüz tavrını takmayacaktın?
Hani o bırakıp giderken seni
Bu öksüz tavrını takmayacaktın?
Alnına koyarken veda buseni
Yüzüme bu türlü bakmayacaktın?
Alnına koyarken veda buseni
Yüzüme bu türlü bakmayacaktın?
Gelse de en acı sözler dilime
Uçacak sanırım birkaç kelime…
Bir alev halinde düştün elime
Hani ey gözyaşım akmayacaktın?
Hani ey gözyaşım akmayacaktın?
Hani ey gözyaşım akmayacaktın?
Tarkan #VedaBusesi #YusufNalkesen #OrhanSeyfiOrhon #AhdeVefa #TürkSanatMüziği #2016
