Tarkan’s Album Dünyayı sesiyle resmeden sanatçı. Her not, bir başyapıtThe artist who painted the world with his voice. Each note,
1994 yılında Tarkan, “Aacayipsin” adlı ikinci stüdyo albümünü çıkardı. Bu albümle Tarkan, Türk pop müziğinin en etkili isimlerinden biri haline geldi. Sanatçının kariyerindeki en önemli dönüm noktalarından biri olan albüm, Türkiye’de 2,5 milyon kopyaya yakın bir satış rakamına ulaştı. Albüm, Avrupa ve Asya’daki bazı ülkelerde de yayınlandı ve Avrupa’da 950 binin üzerinde kopya sattı.
Thank you for reading this post, don't forget to subscribe!Türkiye genelinde bir fenomen haline gelen bu müzik projesi sayesinde Tarkan, Türkiye ve Avrupa’da 30’dan fazla konser verdi. Bu konserlerden 25’i Doritos Panço sponsorluğunda gerçekleşti ve Tarkan, Türkiye’nin farklı illerindeki stadyum konserlerinde yaklaşık on binlerce kişi tarafından coşkuyla karşılandı. “Aacayipsin” albümüyle Tarkan, Avrupa ve Asya ülkelerinde de tanınmaya ve popüler olmaya başladı.
“Hepsi Senin mi?”, albümün en sevilen şarkılarından biridir. 1999 yılında single olarak yayınlanan parça, Tarkan’ın en büyük hitlerinden biri olup uluslararası popülaritesine büyük katkı sağlamıştır.
Aacayipsin Albüm Detayları
- Parça Sayısı: 12
- Etiket: İstanbul Plak
- Format: CD, Albüm
- Ülke: Türkiye
- Yayınlanma Yılı: 1994
- Tarz: Electronic, Pop
- Stil: Tribal, Synth-pop
Prodüksiyon Künyesi
- Yapım: İSTANBUL PLAK
- Yapımcı: ŞAHİN SÖĞÜTOĞLU, MEHMET SÖĞÜTOĞLU
- Müzik Direktörü: RIZA EREKLİ
- Aranjör: OZAN ÇOLAKOĞLU
- Süpervizör: TARKAN
- Yaratıcı Tasarım: TARKAN
- Tonmaister: ALP TURAÇ PINYO DENEB
- Miksaj: PINYO DENEB OZAN ÇOLAKOĞLU
- Grafik Tasarım: GİFT AJANS
- Fotoğraf: SEVİL SERT
- Mastering: DUYAL KARAGÖZOĞLU
- Baskı: ONUR OFSET
- Vokal: Metin Can Erkencigil
Video Klipler ve Single’lar
- “Hepsi Senin Mi?” (29 Mayıs 1994)
- “Unutmamalı” (29 Mayıs 1994)
- “Gül Döktüm Yollarına” (15 Temmuz 1994)
- “Bekle” (22 Temmuz 1994)
- “Kış Güneşi” (30 Ocak 1995)
- “Şeytan Azapta” (2 Mayıs 1995)
- “Dön Bebeğim” (12 Temmuz 1995)

Şıkıdım (Hepsisenin mi)
Şıkıdım (Hepsisenin mi): Gitar – Erdem Sökmen
Vokaller – Levent Yüksel, Sertap Erener, Tarkan Tevetoğlu, Ümit Sayın
Yazan – Sezen Aksu
Şıkıdım’ın Karşı Konulamaz Ritmi: Baştan Çıkarmanın İlahisi
“Şıkıdım (Hepsi Senin mi?)”, şüphesiz Tarkan’ın en ünlü ve en tanınan şarkılarından biri, Türk pop müziğinin gerçek bir ikonudur. Sürükleyici ve bulaşıcı ritmiyle, dinleyeni hemen dansa ve yaşam sevincine davet eden bir şarkı. Ancak karşı konulamaz enerjisinin ötesinde, “Şıkıdım” kendini onaylama, baştan çıkarma ve ifade özgürlüğü mesajı taşıyor.
Şarkının adı olan “Şıkıdım”, hem hareketlerin ritmik sesini, dansı, hem de cilveli ve çekici bir tavrı anımsatan yansıma bir sözcüktür. Parantez içindeki “Hepsi Senin mi?” ifadesi, “Gördüğün her şey gerçekten senin mi? Beni idare edebileceğinden emin misin?” der gibi, şakacı bir meydan okuma dokunuşu katıyor.
Şarkı, kendine güveni, spontanlığı ve ilgi odağı olmanın verdiği keyfi kutluyor. Tarkan, eşsiz sahne duruşuyla şarkının ruhunu mükemmel bir şekilde somutlaştırıyor: kendini bırakmaya, çekinmeden dans etmeye ve kendi cinselliğini ve karizmasını özgürce ifade etmeye bir davet. Bu sadece bir dans değil, bir duruş, hayatı rahatlık ve çekicilikle yaşama biçimi.
“Şıkıdım”, herkesi anın tadını çıkarmaya, çekici hissetmeye ve kendini çok ciddiye almamaya davet eden, gizem ve karşı konulamazlık havasını koruyan pozitif bir enerji patlamasıdır.
Başkası olma kendin ol Böyle çok daha güzelsin Ya gel bana sahici sahici Ya da anca gidersin Anasının kuzusu Ciğerimin köşesi Kız bu neyin cakası Kız hepsi senin mi Hepsi senin mi Oynama şıkıdım şıkıdım Ah yanar döner a-acayipsin Ne deli ne divaneyim Biliyorum sonunu Sanma uğruna viraneyim Beğenmedim oyununu Oynama şıkıdım şıkıdım Ah yanar döner a-acayipsin Hadi kasıl hadi hadi kapris yap Hadi ben çekerim razıyım You are the best You are the top Hadi emrine amadeyim
Video Linki Şıkıdım (Hepsisenin mi)

Dön Bebeğim
Dön Bebeğim: Akustik Gitar, Klasik Gitar – Erdem Sökmen, Erdinç Şenyaylar
Bas Gitar – Levent Yüksel, İsmail Soyberk
Flüt – Levent Altındağ
Vurmalı Çalgılar – Cem Erman
Yazan – Ümit Sayın
“Dön Bebeğim”: Ayrılığın Melankolik İlahisi
“Dön Bebeğim” (Geri Dön Aşkım), Tarkan’ın daha melankolik ve savunmasız bir yönünü ortaya koyan, “Aacayipsin” albümünün incilerinden biridir. Duygu dolu ve iç burkan bu şarkı, kırık bir kalbin geri dönüş ve nostalji dolu yakarışını anlatır.
Dinamik “Aacayipsin” albümünde derin melankolisi ve yoğun arzusuyla öne çıkan “Dön Bebeğim”, diğer hitlerin çılgın ritimlerinden uzaktır. Bu şarkı, gerçek bir aşk yakarışı, sevdiğinin geri dönüşünü çaresizce bekleyen birinin içten bir çığlığıdır. Şarkının ana anlamı, nostalji, pişmanlık ve yeniden birleşme umudu etrafında dönüyor. Sözler, ayrılığın acısını ve diğer kişi olmadan hayatın rengini ve anlamını yitirdiği gerçeğini ifade ediyor.
Tarkan, bu dokunaklı melodi aracılığıyla, bir ilişkinin bitişini kabul edemeyen veya kesin olmayan bir veda kaygısıyla yaşayan birinin savunmasızlığını somutlaştırıyor. Bu, derin bir özlemi, yanan anıları ve mesafe ya da yanlış anlaşılmalara rağmen ölmeyi reddeden bir aşkı anlatan bir şarkı. “Dön Bebeğim” ifadesi, yaraları iyileştirebilecek ve sönmüş alevi yeniden yakabilecek bir geri dönüş için doğrudan ve içten bir yalvarış. Neredeyse acı veren bir bekleme duygusu, aynı zamanda aşkın eninde sonunda her şeyin üstesinden gelebileceğine dair sarsılmaz bir inanç taşıyor.
Sensiz gecelerin koynunda Uyku girmez gözlerime Bu karanlıklar beni eritse de Vazgeçemem senden Aşk-ı alevinden Bilirim günler yeniden doğacak Ellerim dokununca yüreğin yanacak Bilirim herşey yeniden yaşanacak Sarılınca boynuna gözlerin dolacak Yürürüm gecenin üstüne Salarım güneşlerimi Görürüm tane tane açılan günlerimi Yürürüm gecenin üstüne Günahlardan geçerim Ezerim birer birer yalan sevişleri Dön bebeğim Dön çaresiz başım Ayrılık böyle uzun sürmez ki Dön bebeğim Acılar seliyim Dön bebeğim Hasrete gebeyim

Şeytan Azapta
Şeytan Azapta: Elektro Gitar – Gür Akad
Sözler – Sezen Aksu
Müzik – Ozan Çolakoğlu
Vokaller – Ebru Aydın, Tarkan Tevetoğlu
Şeytan Azapta’nın Baştan Çıkarıcı Huzursuzluğu: Şeytan Eziyet Çekiyor…
Türkçede “şeytan azapta” ifadesi, birinin bastırılmış enerji veya karşılanmamış bir arzu nedeniyle huzursuz, sabırsız veya “yerinde duramaz” olduğu bir durumu tarif etmek için kullanılır. Şeytanın kötülük yapamayınca can sıkıntısından veya harekete geçemediği için eziyet çektiğini hayal edin. **”Şeytan Azapta”**nın enerjisi işte budur!
“Aacayipsin” albümünün üçüncü parçası olan “Şeytan Azapta”, neredeyse ateşli bir enerjiyle atan, dinleyiciyi ilk andan itibaren yakalayan bir huzursuzlukla dolu bir şarkıdır. Türkçe “şeytan azapta” ifadesinin kelime anlamı “şeytan eziyet çekiyor” olsa da, Tarkan’ın şarkısının bağlamında anlamı çok daha kışkırtıcı ve tutkulu bir şeye dönüşüyor: “şeytan” yaramaz bir ruh tarafından kışkırtılıyor.
Bu şarkı, sabırsız, arzu dolu ve neredeyse durdurulamaz bir özlemle azap çeken bir ruhun imajını somutlaştırıyor. Bu negatif bir acı değil, daha ziyade eyleme, arzuya, belki henüz yaşanmamış bir aşka veya dizginlenemez bir tutkuya iten canlı bir içsel çalkantıdır. Tarkan’ın sürükleyici ritmi ve büyüleyici melodisi, sanki ana karakter arzuyla patlamak üzereymiş gibi, bu baştan çıkarıcı gerilim hissini artırıyor.
“Şeytan Azapta”, bizi arzuladığımız şeye doğru iten o dizginlenemez enerjiye bir ilahi; huzur bulamayan ve tıpkı eylemsizlikten “eziyet çeken” bir şeytan gibi, duyguların en cesur ifadesinde bir çıkış yolu arayan tutkuya bir övgüdür. Bu, bu özlemin sizi ele geçirmesine, onu dansa, baştan çıkarmaya, ateşli bir arayışa dönüştürmeye bir davettir.
Şarkıdaki “Monotoni megamoni” ifadesi, kullanıcı tarafından yapılan yorum gibi, tekrarlayan ve sıkıcı hale gelen bir şeyi, yani “çok paranın monotonluğunu” ifade etmek için kullanılır. Bu da “Galata’ya epeyce paranın takıntısıyla geldim” şeklinde yorumlanabilir.
Sabah işe giderken Her zamanki gibi erken Karbondioksit monoksit Ve trafik beni yerken Birileri kaldırımda yaya Birileri biniyor arabaya Monotoni megamoni Diye diye vardım Galata’ya Derken bir gördüm pir gördüm seni Ve anında mahvettin dengemi Öylece kala kaldım Eyvahlar olsun yandım Ya birinin ahı tuttu Büyüye bile inandım O an olan oldu O çapkın rüzgar uçurdu eteklerini Benim suçum yok o bozdu İnan ki bütün iyi niyetlerimi Şeytan azapta Şaka maka derken halim berbat Kaderime küstüm iyice heyhat Unuttum dünya halini Derdine düştüm feryat feryat

Bekle
Bekle: Akustik Gitar – Erdem Sökmen
Bas Gitar – İsmail Soyberk
Flüt – Levent Altındağ
Sözler – Ümit Sayın
Müzik – Ozan Çolakoğlu
Vurmalı Çalgılar – Cem Erman
Vokaller – Cihan Okan, Ebru Aydın, Sertap Erener, Tarkan Tevetoğlu, Şebnem Ferah
Bekle: Sabır ve Umudun Melodisi
“Bekle”, derin bir sabır, umut ve neredeyse kutsal bir bekleme duygusu uyandıran bir şarkı. **”Şıkıdım”**ın patlayıcı canlılığından veya **”Dön Bebeğim”**in daha keskin melankolisinden uzak olan bu parça, bizi, önemli bir olayı veya sevilen bir kişinin dönüşünü inançla bekleyenlerin tipik ruh haliyle sakin bir düşünce atmosferine sarar.
**”Bekle”**nin anlamı, doğası gereği sözle bağlantılıdır. Pasif bir şekilde değil, aksine vaat edilen şeyin gerçekleşeceği kesinliğiyle “beklemeye” bir davettir. Şarkı, henüz tam olarak kendini göstermemiş bir aşkı, uzaklaşan birinin dönüşünü veya hatta daha iyi bir geleceğin gelişini beklemeye atıfta bulunabilir. Tarkan, yorumuyla şarkıya bir huzur ve dayanıklılık duygusu katıyor ve beklemeyi bir yükten bir güven eylemine dönüştürüyor.
“Bekle”, belirsizlik karşısında umudu besleyerek ve sevginin veya arzunun alevini canlı tutarak insan ruhunun azmetme gücünü kutlar. Bu, sabrın karşılığını alacağını ve kalpten yaşanan her beklemenin, gerçekleşmek üzere olan bir vaadin tatlılığını taşıdığını fısıldayan, teselli edici ve güven verici bir melodi.
Korkulu yüz güne karışır
Bekleyiş sonsuz ölüm gibi
İstersin gün yarın olsun
Yaban kalmasın gülün
Gözlerin sevinçli kalsın
Bekle, bekle, bekle
Bekle, beni bekle, geleceğim
Bekle, beni bekle, döneceğim
Güneşim tenini sararken
Huzurlu bahçesinde cennetin
Neşeli çocuklar gördüm
Yüzleri rengarenk çiçekti
Kamaştı gözlerim
Bekle, beni bekle, geleceğim
Dağlarda nehirlerim coşarken

Eyvah!
Eyvah!: Sözler – Tarkan Tevetoğlu
Müzik – Ozan Çolakoğlu, Tarkan Tevetoğlu
Vokaller – Cihan Okan, Deniz Arcak, Ebru Aydın, Levent Yüksel, Sertap Erener, Tarkan Tevetoğlu, Özkan Uğur, Ümit Sayın, Şebnem Ferah
“Eyvah!”: Pişmanlığın ve Çaresizliğin İlahisi
“Eyvah!”, Türkçe’de “Ah!”, “Oh hayır!” veya “Vah vah!” gibi anlamlara gelen bir ünlemdir ve tam olarak bu şarkının atan kalbidir. Bu şarkı, baştan çıkarıcı veya melankolik atmosferlerden uzaklaşarak pişmanlık, hataların farkına varma ve geri dönülemez durumlar karşısındaki çaresizlik hissine girer.
**”Eyvah!”**ın ana anlamı, bir hata yaptığınızı, bir fırsatı kaçırdığınızı veya hoş olmayan bir sonuçla karşılaştığınızı fark ettiğinizde ortaya çıkan bir çaresizlik veya hayal kırıklığı çığlığında yatmaktadır. Tarkan, bu melodi aracılığıyla, kişinin kendi sorumluluğunu kabul ettiği veya sadece olumsuz bir durumun kaçınılmazlığını fark ettiği o acı verici netlik anını somutlaştırır.
Şarkı, kader veya kendi seçimleri karşısındaki insani kırılganlığı ifade eder. Bu bir öfke şarkısı değil, daha ziyade ruhun derinliklerinde yankılanan, “Ah, keşke…” gibi acı bir kabulleniş şarkısıdır.
“Eyvah!”, kalbin battığı, sesin bir iniltiye dönüştüğü ve ham gerçeklikle yüzleşip kendi çaresizliğini kabul ettiğimiz anlara yazılmış bir ilahidir.
Bile bile yine beni aradı buldu Dağıttı yıktı külleri savurdu Ah kaçamadım Beni yine yakaladı eyvah Cefası cezası tüketti beni Kaba saba sözleri bu etti beni Kurtulamadım kelepçeledi beni eyvah Kara meleğim yine omuzuma kondu Dilim tutuldu sözlerim dondu Çözülemedim düğümledi beni eyvah Deli ediyor beni yalanları deli Huzursuz ediyor bakışları beni Terk edemedim hacıladı beni eyvah Başımın belası ambalaj hatası Bu kadın gecemin korkulu rüyası Havada karada o hep yanımda Her yerde bu kadın ölürüm sonunda Beni arıyor, soruyor, geliyor eyvah Geri dönüyor, yemin ediyor, beni seviyor eyvah

Kış Güneşi
Söz: Yıldız Tilbe – Müzik: Nurhat Şensesli
Kısa Ömürlü Bir Aşkın Başyapıtı
Kış Güneşi, Tarkan’ın 1994 tarihli başyapıt albümü Aacayipsin‘in en duygusal ve melankoli yüklü parçalarından biri olarak öne çıkıyor. Albüm, dans ritimleri ve cesur sözleriyle tanınsa da, bu balad derin bir iç gözlem anı sunuyor. Şarkı, şair Yıldız Tilbe’nin kaleminden çıkmış ve Nurhat Şensesli tarafından bestelenmiş, esere somut bir nostalji katmayı başaran ustaca bir üçlü çalışmanın ürünüdür.
Duygusal Analiz: Kış Güneşi
Şarkı, tamamen ısıtamayan bir aşkın geçiciliği üzerine bir incelemedir. “Kış Güneşi” ifadesi, bunun mükemmel bir metaforudur: soğuk bir dönemdeki sıcak ve aldatıcı bir ışık; teselli vaat eden ancak hızla solup geride sadece hüzün bırakan bir aşk. Tarkan, eşsiz vokal ustalığıyla bu acının her nüansını aktarıyor: “cesaretsiz ve meydan okumadan yaşanan” bir aşk temasını, yani arzulanan ama ulaşılamaz, ele avuca sığmaz bir sevgiyi ele alıyor.
Sözler, derin bir nostaljiyi ve olması mümkünken “yanlış zamanlar” ve “yanlış insanlar” yüzünden dağılan bir şeyin gerçekleşmemiş arzusunu çağrıştırıyor. “Kalbimi kıyamet gününe kadar kapattım” şeklindeki nihai kabulleniş, şarkıyı Tarkan’ın tüm diskografisindeki en içten, en kesin ve en dokunaklı parçalardan biri haline getiriyor.
TARKAN – A Acayipsin – Kış Güneşi
Artık çok geç yalvarma Dönüş yok o yıllara Bil ki sana bu son veda Yürekli olmadan Meydan okumadan Yaşanmaz aşk Yanlış zaman Yanlış insan Tutulmak imkansız Bıktım yamalı sevdalardan Yanlış bahar Kış güneşi Yoruldum her bulduğumda Kaybetmekten seni Kıyamete kadar Kapattım kalbimi Azar coşar deli gönül Bu gözler ah neler görür Hasret bana göre değil Özlemin içimde Yine seni büyütür

Unutmamali
Unutmamali: Akustik Gitar – Erdinç Şenyaylar
Bas Gitar – İsmail Soyberk
Çello – Özer Argun
Ud – Levent Yüksel
Yaylılar – Şenyaylar Yaylı Grubu
Yazan – Tarkan Tevetoğlu
“Unutmamalı”: Yaralı ve Paha Biçilmez Bir Aşkın İnatçı Anısı
“Unutmamalı”, yaralı bir aşkın derin ve acı verici sonuçlarına dalan, aynı zamanda duygunun ve anının paha biçilmez değerini yükselten bir şarkı. Şarkının başlangıcı, “Beni unuttun dediler”, “Beni aldattın dediler” gibi suçlamalar ve acılarla dolu olup, söylentiler ve aldatılma algısıyla kırılmış ve yıkılmış bir kalbi anlatır.
Ancak, parça bir ağıttan gerçek aşkın özü hakkında güçlü bir manifestoya dönüşür. **”Unutmamalı”**nın ana anlamı, mutlak ve koşulsuz bir aşk biçimine bir teşviktir: “delicesine tüm kalple” sevilen, uğruna “tüm dünyayı verebileceğin” bir aşka. Seveni incitmemek, aksine onun değerini anlamak ve korumak için bir çağrıdır. Şarkı, mutlu anıları unutmamanın, anılarda teselli bulmanın ve paylaşılan, çözülmez bir geleceği hedeflemenin önemini vurgular.
“Unutmamalı”, sonuç olarak aşkın ve hafızanın dayanıklılığına bir ilahidir. Yaralara ve hayal kırıklıklarına rağmen, mesaj azmetmek, sevgiyle hatırlamak ve ayrılık olmadan bir gelecek inşa etmektir. Bu, kalp kırık olsa bile, aşkın ve anıların gerçek değerinin asla unutulmaması gereken bir şey olduğunu bize hatırlatan bir melodi.
Unuttu dediler Hiç sevmedi dediler Gücendim yar Yalanmış dediler Bir anlıkmış dediler Kırıldım yar Aldatıyor dediler Aldırmıyor dediler Yıkıldım yar Deli gibi yürekten sevmeli Uğruna dünyaları vermeli İncitmemeli sevenleri Değerlerini bilmeli Unutmamalı o güzel günleri Anılarla gönülleri hoş tutmalı avutabilmeli Hatırlamalı sevgiyle anmalı Ümitlerle yarınları hoş tutmalı, ayırmamalı

Gül Döktüm Yollarına
Gül Döktüm Yollarına: Bas Gitar – İsmail Soyberk
Darbuka – Celal, Seyfi
Gitar, Ud – Erdinç Şenyaylar
Kanun – Halil Karaduman
Yaylılar – Şenyaylar Yaylı Grubu
Vokaller – Cihan Okan, Deniz Arcak, Ebru Aydın, Levent Yüksel, Sertap Erener, Özkan Uğur, Ümit Sayın, Şebnem Ferah
Yazan – Tarkan Tevetoğlu
Gül Döktüm Yollarına: Fetheden Aşka Tutkulu Bir İlahi
“Gül Döktüm Yollarına”, ateşli bir tutku ve aşka dair bir kararlılıkla atan bir şarkı. Şarkının adı olan “Gül Döktüm Yollarına”, hemen tam bir adanmışlık ve sevilen kişi için rahat bir yol hazırlama isteği imajını çağrıştırır. Bu şarkı, ana karakterin tereddüt veya duraksamayı kabul etmediği, coşkulu bir aşkın açık ve neredeyse sabırsız bir ilanı olarak ortaya çıkar.
Şarkı sözleri, inanç, arzu ve biraz da şakacı bir sabırsızlığın canlı bir karışımıdır. Bir yandan, aşkın karşılıklı olduğu kesinliği vardır (“Gözlerinden okunuyor, beni seviyorsun; kelimelerin seni ele veriyor, sen de istiyorsun”); diğer yandan, diğer kişinin kendini bırakması için bir ısrar vardır (“Hadi, nazlanma”). Şarkı, artık beklemek istemeyen, hayalleri gerçeğe dönüştürmeye ve her engeli aşmaya hazır bir aşkın aciliyetini iletir.
“Gece ve gündüz olmak”, “gökyüzündeki yıldızlar” ve “mutlu bir geleceğe koşmak” gibi canlı imgeleriyle, “Gül Döktüm Yollarına” ruhların birleşmesine ve paylaşılan bir geleceğe bir ilahidir. Bu, kendi aşkından ve diğerinin arzusundan o kadar emin olan birinin sesidir ki, artık bekleyecek sabrı kalmamış, sadece birlikte anında ve kalıcı bir mutluluk inşa etme isteği vardır. Koşulsuz ve proaktif bir aşkın güzelliğini ve gücünü kutlayan bir parça.
Gozlerinden okunuyor beni seviyorsun Sozlerin seni ele veriyor sende istiyorsun Eninde sonunda benim olacaksin hadi naz yapma Sevgiyi aski bende bulacaksin yabana atma Biktirma usandirma yeter beni kizdirma Gel artik kollarima gul doktum yollarina Gel gunduzle gece olalim Gel gokyuzunde yildiz olalim Seninle mutlu yarinlara kosalim Gel beraber mesut olalim Gecmiyorki sensiz geceler ruyalar yetmiyor Isyan ediyor icimde sevgiler sabrim tukeniyor Eninde sonunda benim olacaksin hadi naz yapma Sevgiyi aski bende bulacaksin yabana atma Biktirma usandirma yeter beni kizdirma Gel artik kollarima gul doktum yollarina Gel gunduzle gece olalim Gel gokyuzunde yildiz olalim Seninle mutlu yarinlara kosalim Gel beraber mesut olalim

Durum Beter
Durum Beter: Akustik Gitar, Ud – Erdinç Şenyaylar
Bas Gitar – İsmail Soyberk
Klarnet – Mustafa Süder
Darbuka – Celal, Seyfi
Kanun – Halil Karaduman
Yaylılar – Şenyaylar Yaylı Grubu
Vokaller – Cihan Okan, Deniz Arcak, Ebru Aydın, Levent Yüksel, Sertap Erener, Özkan Uğur, Ümit Sayın, Şebnem Ferah
Yazan – Tarkan Tevetoğlu
“Durum Beter”: Gerçeklere Yüzleşmeye Çağrı
“Durum Beter”, Tarkan’ın “Aacayipsin” albümündeki en eleştirel ve sosyal bilinçli şarkılarından biridir. Şarkı, modern dünyanın yüzeyselliğine, açgözlülüğüne ve düzensizliğine karşı bir hayal kırıklığı ve hüsran çığlığı olarak ortaya çıkar. Hayattan keyif alma ve sorunları görmezden gelme yönündeki görünürdeki başlangıç davetine rağmen (“Keyfini çıkar, sorunları unut”), şarkı sözleri derin bir acı kabullenişi ve “yanmakta olan” bir dünyaya güvenmeme çağrısı ortaya koyar.
Şarkının anlamı, durumun ciddiyetini kabul etme konusunda bir uyarıdır; açgözlülük (“Hep takas”), sahte vaatler ve masumiyetin kaybı (“Çocuklar tehlikede”, “Kalpler toz ve duman”) gibi konuları ele alır. Tarkan, sabrının sınırına geldiğini (“Sıkıldım, sıkıldım”) ve durup düşünmeye bir davette bulunduğunu ifade eder.
“Durum Beter”, dinleyiciyi hayatın kaosu hakkında eleştirel düşünmeye ve “yalancı yarınlara” aldanmamaya iten, tek çıkış yolunun farkındalık ve gerçeğin acı gerçekleri üzerine derin bir düşünme olduğunu vurgulayan bir parçadır.
Keyfine bak unut dertleri Umursama dünya fani Bir bilmece, bir bulmaca hayat Düşünme bile çözmeyi Bir bilmece, bir bulmaca hayat Düşünme bile çözmeyi Hep alışverişler Bitmiyor vaatler Kavgalar da tuz biber Yetti canıma, tak etti canıma Durun yeter, durum beter Aldanma dostum, inanma dostum Yalan yarınlara Yanıyor dünya, bitiyor dünya Düşün kara kara Açmıyor çiçekler Toz duman gönüller Tehlikede bebekler Yetti canıma, tak etti canıma Durun yeter, durum beter

Gitme
Gitme: Akustik Gitar, Klasik Gitar – Erdinç Şenyaylar
Bas Gitar – İsmail Soyberk
Sözler – Kemal Sayın, Ümit Sayın
Müzik – Ümit Sayın
Ney – Ercan Irmak
Piyano – Ozan Çolakoğlu
“Gitme”: Terk Edilme Korkusu ve Aşkın Kırılganlığı
“Gitme”, terk edilme korkusu karşısında duyulan kırılganlığı ve çaresizliği anlatan içten bir baladdır. Bu şarkıda, yazar tüm özgüveninden sıyrılarak terk edilmemek için yalvaran bir kalbi ortaya koyar. Varlığını sevdiği kişinin varlığına kopmaz bir şekilde bağlı gören birine özgü derin bir duygu ve elle tutulur bir melankoliyle doludur.
**”Gitme”**nin ana anlamı, duygusal bağımlılık ve diğer kişi olmadan hayatın tüm anlamını yitireceği bilinci etrafında döner. Sevilen kişi giderse “doğmayacak bir güneş” ve “baharsız bir hayat” metaforları, bu bakış açısının dramatikliğini vurgular. Şarkı sözleri, kaçınılmaz olanı durdurmaya veya tek kurtuluş çaresi olan bir aşkı vaat ederek diğer kişiyi kalmaya ikna etmeye yönelik bir dizi retorik soru ve çaresiz yakarıştır.
“Gitme”, aşkın kırılganlığına ve ayrılığı kabul edemeyen arzu gücüne bir ilahidir. Bu, kayıptan önceki acının dürüst bir ifadesi, ruhun derinliklerinde yankılanan bir ağıttır ve kalbimiz tamamen verildiğinde ne kadar savunmasız olabileceğimizi bize hatırlatır.
Ne vakit gelsen aklıma Bir yıldız düşer içime Seni görürüm o anda Yağar yağmur avcuma Gidersen doğmaz güneşim Sarar gözleri acı bir telaş Gitme desem canım, kalır mısın benimle Gitme desem canım, sever misin beni yine Gitme ah gitme Geceler sabahsız Ömrüm baharsız Sensiz kalırsam Ölürüm yalansız Gitme ah gitme ne olur Kıvrım kıvrım saçların Islanır ben dokununca Ne vakit gelsin aklıma Durdururum zamanı

Seviş Benimle
Seviş Benimle: Sözler – Leyla Tuna
Müzik– Ozan Çolakoğlu
Vokaller – Sertap Erener, Tarkan Tevetoğlu
“Seviş Benimle”: Erotik Özgürlüğe Bir İlahi
“Seviş Benimle”, “Aacayipsin” albümünün en cüretkâr ve içten erotik şarkılarından biridir. Bu parça romantizmi keşfetmekle kalmaz, aynı zamanda ham, neredeyse ilkel bir tutkuya dalarak, tüm çekincelerin tamamen terk edilmesine ve iki aşığın tam bir birleşimine davet eder. Şarkı sözlerinin anlamı, her türlü kural ve utangaçlıktan kurtulmaya, en derin içgüdüye kapılmaya bir çağrıdır.
“Ateşten giysilerini çıkarmak” ve “ateşten daha sıcak bir çıplaklık” imgeleri, yoğun bir yakınlık ve yakıcı bir arzu atmosferi yaratır. “Sevişmek” ve “savaşmak” daveti, tutkunun sınırları aştığı, ruhların ve bedenlerin birleşmesi için neredeyse bir mücadele haline geldiği bir ilişki dinamiğini öne sürüyor.
“Seviş Benimle”, zamanın durduğu ve tüm çekincelerin ortadan kalktığı, sınırsız ve duraksız bir geceyi kutlar. Ölümün “yakın” olduğuna dair gönderme, morbid değil, daha çok şimdiki anın yoğunluğunu yücelten bir ifade; sanki her tutku anı sınırlarda yaşanıyor ve hayatı daha canlı hale getiriyor. Bu, şehvetli özgürlüğe, aşıklar arasındaki engellerin kaldırılmasına ve aynı anda hem baştan çıkarıcı, hem korkutucu, hem de tamamen kuşatıcı bir aşk deneyimine bir ilahidir.
Çıkar ateşten elbiseni Bir tek çıplaklığın kalsın Ateşten de sıcak Ay odada şimdi Ay yatakta Ay içindeyken daha çıplak görünüyorsun Kendini ver bana Nasıl da büyür bedenin gecenin içinde Sen sen değilsin artık Hadi konuş benimle Utanmak istiyorsun sözlerimden Seviş benimle, savaş benimle Karışalım birbirimize Hiç nokta koyma geceye Dur yok, durak yok Bu son gece, ölüm yakın Konuş benimle, seviş benimle Sınırsız ol, yasaksız ol Seviş benimle, savaş benimle Bir yılan kadar soğuk ve kıvrak Bir yalan kadar çekici ve ürkütücü olmalısın Sen sen değilsin artık Ben de yokum Seviş benimle, konuş benimle Yalnızca aşk ve gece Ölüm bir adım ötede Bu son gece, ölüm yakın Konuş benimle, seviş benimle Sınırsız ol, yasaksız ol Seviş benimle, savaş benimle

Biz Nereye
Biz Nereye: Akustik Gitar, Klasik Gitar – Erdinç Şenyaylar
Bas Gitar – İsmail Soyberk
Davul – Ozan Çolakoğlu
Elektro Gitar – Gür Akad
Vokaller – Gür Akad, Orhan Atasoy, Rıza Erekli, Tarkan Tevetoğlu
Yazan – Rıza Erekli
“Biz Nereye”: Bilinmeyene Doğru Romantik Bir Yolculuk
“Biz Nereye”, “Aacayipsin” albümünü ideal olarak daha düşünceli bir ton ve romantik bir huzursuzluk duygusuyla kapatan bir şarkı. Parça, bir ilişkideki geleceğin belirsizliğini araştırıyor ve “Nereye gidiyoruz?” gibi önemli bir soruyu ortaya atıyor. Belirsizliğe rağmen, diğer kişiye karşı derin ve koşulsuz bir adanmışlık ortaya çıkıyor.
**“Biz Nereye”**nin ana anlamı, duyguya teslim olmakla bilinmeyenin farkında olma arasındaki gerilimde yatmaktadır. Ana karakter, sevdiğinin “sözlerine bağlı” ve “gözlerine mecbur” olarak betimlenir, bu da neredeyse kaçınılmaz, tam bir duygusal bağımlılığı işaret ediyor. Hayat, “rüzgarın estiği ve neyin kalacağı?” gibi uçucu ve öngörülemez bir şey olarak sunuluyor. Ancak bu farkındalık korkuya değil, tek kesinliğin diğer kişinin varlığı olduğu bir tür aşk çılgınlığına yol açıyor.
Şarkı, dış koşulları aşan derin bir bağa yazılmış bir ilahidir. “Perdeyi kapatsan bile” kalan penceredeki kuş imajı, her türlü engelin veya mesafenin ötesinde, sürekli bir sadakati ve varlığı simgeliyor. “Biz Nereye”, bu nedenle, aşkı “zaman denizinde” paylaşılan bir yolculuk olarak kutlayan bir parça. Hedefinin bilinmediği, ancak sevilen kişinin yanında olduğu sürece güvenle girilmeye hazır olunan bir macera. Bu, gizem duygusu ve ebedi bir bağlılık vaadiyle sona eren bir finaldir.
Takılmışım sözlerine Ben mecburum gözlerine Bunlara inanmak zor bir anda Kimde varsa alacak Rüzgar çıktı ne kalacak Bütün bunlar delilikse ben deliyim Uçmasam da göklere Bir kuş olsam pencerede Perdeyi kapatsan da Ben seninle Bir ses buldum isminde Bin renk buldum yüzünde Bu bir zaman denizi Biz nereye
